İki gündür "AY FERRERO ROCHER OLSA DA YESEEEEEEEK" diyip duruyordum. Bugün afedersiniz popomu devirmiş evde yatıyor, Tudors'un 2. sezon bölümlerini izlerken sevdiceğim aradı. "Bir aşağı inmeyi düşünür müsün acabaaa?" dedi, ben de "Ay bilmem düşüniym bi, sana sonucu haber veririm" dedim. Tabii ki çok da düşünmedim ve aşağıya koştum. Bir de ne göreyim; 32'lik Ferrero Rocher kutusuyla kapının önünde duran bir kibar beyfendi! "Hemen sevinme. bu kutuyu kaldırıcaksın. Bunu yiyceksin" diyip bana 3lü pir paket daha uzattı. Ne biçim de düşüncelidir sevdiceğim. Geçen sene bişey olmuştu onu hatırladım sonra. Bizim evde 2 Ferrero Rocher vardı. Bi tanesini almıştım yanıma, o zamanlar çok yakınımızda oturan sevdiceğimi aramıştım kapısının önüne insin diye. O zamanlar biz yeni yeni çıkmaya başlamışız, aman nasıl da heycan nasıl da heycan. Bugün farkettim ki 3 tane de 5 tane de 32 tane de olsa Ferrero Rocher'i içeren jestler aynı ölçüde heycan verici, sevdiceğe duyulan hisler de ilk günkü gibi taptaze. Ne güzel.
30 Ekim 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder